31 Ağustos 2009 Pazartesi

İşlemcisi için konsol alanlar.


Linux desteğinin yol açtığı sonuçlardan biri de güçlü Cell işlemcileri kullanmak isteyen özel araştırma laboratuarlarının, şirketlerin ucuza bol bol PS3 alarak kendi ucuz süper bilgisayarlarını oluşturması. Cell işlemciler, bilgisayar destekli araştırmada, oyunda olduklarından çok daha güçlü olduklarını kanıtladılar.Bu arada PS3'ün donanım olarak zararına satıldığını, Sony'nin satılan oyunlardan aldığı yüzde ile para kazandığını da hatırlatalım.Yani oyun oynamak dışında amaçla alınan PS3'ler Sony'i daha büyük zarara sokuyor.Peki orijinal PS3 ne olacak? Bu şişman konsolda işletim sistemi özelliği duruyor ve Sony olan özellikleri kapatmayacak. Oyun dışı amaçlarla PS3 alanlar da bu konsolları kapışacak.

Sony, PS3 Slim'den Linux desteğini niye çekti?


Geçen hafta gerçekleşen PlayStation 3 Slim duyurusunun ardından bir grup hayran kullanıcı oldukça şaşırmıştı.

Resmi açıklamaya göre yeni PS3 modeli Linux işletim sistemi desteklemeyecek. Daha da acısı yeni PS3 Slim geriye dönük destek de sunmayacak. Yani eski PlayStation 2 oyunlarını çalıştırmayacak.

Sony yaptığı açıklamada, PS3'ün eski PS2 oyunlarını çalıştırabilmesinin, satışta büyük bir etken olmadığını belirtti. Bu yüzden bu özelliği dahil etmenin maliyetine değmeyeceğini düşünen Sony, sistemden niye başka işletim sistemlerine verilen desteğin kaldırıldığı konusunda ise yorum yapmaktan kaçındı.

Bununla birlikte Sony'nin yeni modelden desteğini çekme sebebinin maliyet olduğu bilgisi sızdı. Bu son sürümle maliyetleri mümkün mertebe düşürerek satışları arttırmak isteyen Sony, yeni donanımla birlikte, işletim sistemi desteği için gereken sürücü desteğinin maliyetinden de kurtulmak istemiş.

25 Ağustos 2009 Salı

Sanal bulut gerçeği


Bulut işletim sistemi geçtiğimiz yıllar içinde farklı yerlerde gelişme gösteren bir terim olup şu an için birden fazla anlamı olan bir noktaya ulaşmıştır ve bu karmaşanın piyasayı sarması gibi bir tehlike söz konusudur.
Bilgisayar işlemlerinin bulut içinde gerçekleştirilmesi esasen dinamik olarak ölçeklendirilebilen kaynakların Internet üzerinden bir hizmet - bu uygulamalar, altyapı, depolama ya da platform olabilir - olarak sunulduğu bir bilgi işlem yöntemidir. Sosyal ve ekonomik değişimlerin yaygınlaşması bu yeni teknoloji çağının başlamasına yardımcı olmaktadır. E-posta, sosyal ağlar ve çevrimiçi bankacılık hizmetleri bu yeni çağın başlangıcını tetikleyen etkenlerden sadece bazılarıdır. BT endüstrisinde, yapılabilecekler ve yapılanlar anlamında aldatmacalar bazen gerçeklerin ötesine geçmektedir ama bulut işletim sistemi konusunda bu yeni ve avantajlı sektörün tahminleri karşılayabilmesine yardımcı olan şey altta yatan teknoloji, özellikle ifade etmek gerekirse sunucular ve işlemcilerdeki tasarım değişiklikleridir.

Bulut işletim sistemi kullanıcılara yeni uygulamalar, ek depolama alanı ve daha hızlı bilgi işlem gibi ek kaynaklara erişebilme olanağı sunar ve genellikle bu yükseltmelerle birlikte ortaya çıkan altyapı karmaşasını azaltır. Buna gerçek dünyadan örnek olarak bir şirketin reklamlarının televizyonda yayınlanması verilebilir. Reklam yayınlandıktan sonra şirket, 24 saat içinde web sitesine yönelik trafiğin önemli ölçüde artmasını bekleyecektir ve bu nedenle de bir bulut tedarikçisinden talebin zirveye ulaşacağının tahmin edildiği dönemde ek işlemci kapasitesi satın alması gerekebilir.

Ancak, etkili olmak adına, mühendislerin ve BT yöneticilerinin bu kaynaklara en çok nerede ihtiyaç duyulacağı konusunda net bir fikirleri olması gerekir ve bu nedenle de saydam bir altyapıya sahip olmak, kaynakların uygun şekilde tahsis edilebilmesinde hayati bir önem taşımaktadır. Birçok şirketin bulut işletim sistemi stratejisine adım atmadan önce sanallaştırma teknolojisini kullanmalarının nedeni de budur. Sanallaştırma genellikle kaynakların temin edilmesini kolaylaştıran ve bulut işletim sistemine geçişi kolaylaştıran bir etkendir.

Sanallaştırma yazılımın donanımdan bağımsız hale gelmesini sağlar ve bu da bellek ve depolama gibi kaynakların yazılımın gereksinimine göre tahsis edilmesiyle, birden fazla işletim sistemi ve uygulamanın aynı fiziksel sunucu üzerindeki sanal makinelerde çalıştırılabilmesi ile sonuçlanır.

Sanallaştırma sunucularını etkili bir şekilde çalıştırmak ve bulut işletim sisteminin benimsenmesine yönelik ilk adımı atmak için, dengeli güç tüketimi ve ham performans anlamında, donanımların ve yazılımların optimize edilmesi gerekir. Bu denge kurularak sunucunun aşırı yüklenmesi sorunu hedef alınır ve en etkili şekilde çalışmaları için uygulama ve yazılım kaynakları buna uygun olarak tahsis edilir.

Peki ama işlemcilerin değişen doğası bulut işletim sistemi olgusunun gelişmesine nasıl yardımcı oluyor ve bu durum sonuçta bizi nereye ulaştıracak?

Daha fazla veriyi işleme alma, daha hızlı hesaplama yapma ve daha fazla belleğe erişme ihtiyacı arttıkça, 32 bitlik x86 işlemcilerden 64 bitlik x86 teknolojisine geçilmesi kurumların bilgi işlem talebinin artan hızına ayak uydurabilmelerini sağlamıştır. Bunu aynı anda birden fazla işlemin gerçekleştirilebilmesini sağlayan ve hiçbir çekirdeğin aşırı yüklenmeyeceğinden emin olunmasına yardım olan işlemci çekirdeği sayısının artması izlemiştir. Çok çekirdekli işlemci teknolojisi mümkün olabilecek en hızlı ve en az güç tüketen bilgisayarların üretilebilmesini sağlamıştır.

İşlemcinin artan işlevselliği bir bulut işletim sistemi stratejisi kullanmanın yollarını arayan kullanıcılara önemli avantajlar sağlamıştır. Aslında, dört çekirdekli ya da altı çekirdekli işlemcileri olan bir sunucu kullanmak güç gereksinimlerinin düşürülmesine yardımcı olabilir ve bu da güç tüketiminde tasarruf sağlanmasına ve sunucunun daha fazla enerji verimliliği elde etmesine yardımcı olur. Günümüzdeki işlemciler sanallaştırma teknolojisine hazırdır ve bir veri merkezindeki ya da bulut işletim sistemi için gerekli altyapılar gibi iş yüküne duyarlı altyapılar için tasarlanmıştır. Bir veri merkezindeki ya da bulut işletim sistemi için gerekli tam sunucu sayısı genellikle bunları bir sanallaştırma stratejisi altında birleştirerek azaltılabilir ve bu sunucuların enerji tüketimi sunucudaki işlemci tarafından düşürülebilir. Bununla birlikte, düşük güç tüketen bir işlemci kullanılarak işlemci tarafından üretilen ısı en aza indirgenir ve böylelikle daha az soğutma yapılması gerekir ve fan kapasitesi düşer ve daha da fazla güç tasarrufu sağlanır ve maliyet daha da düşer.

IDC 2012 yılına kadar bulut hizmetleri için yapılan BT harcamalarının yaklaşık %300 artarak 42 milyar Dolar’a ulaşacağını tahmin etmektedir. Teknoloji geliştikçe, zaten işlemci gücünde bir kullanım başına ücret modeline şahit olmaktayız ve gelecekte bu, şirketlerin büyük bir bölümünün devasa veri merkezlerinde neredeyse sınırsız sayıda işlemci çekirdeği kullanan mega sunucular tarafından güçlendirilen işlemci kullanımını ‘kiralayacağı' bulutta teknolojinin daha da fazla paylaşılmasını sağlayabilir.

Sunucu verimliliğini yüksek ve güç tüketimini düşük tutarak, bulut işletim sistemini kullanan şirketler bilgi işlemin sadece bir gider merkezi değil, işleri hızlandıran bir etken haline geleceği yeni bir döneme giriyor olabilir.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Google'ın reklamlardan günlük kazancı ne kadar?


Google, bu yılın ikinci çeyreğinde 900 milyon euro gelir elde ettiğini ve gelirlerinde bir artış meydana geldiğini bildirdi. 2008 yılı ilk çeyreğindeki toplam gelir 3.3 milyar euro idi ve bu rakam %3 lük bir artış gösterdi.

Google reklamlardan günde 10 milyon Euro kazanıyor.Bununla birlikte, aynı zaman sürecinde tıklamalara ödenen para %2 lik bir artış gösterdi. Google CEO’su Eric Schmidt ekonomik krize rağmen Google’un iyi bir çeyrek geçirdiğini, birçok şirketin iflas etmesine rağmen google’un gelirinin arttığını belirtti. Youtube’dan elde edilen kazanç sorulduğunda ise; net bir rakam belirtilmemesine rağmen ileride Youtube’un çok kazançlı bir siteye dönüşeceği yönünde açıklama yetkililer tarafından yapıldı. Eric Schmidt ayrıca Chrome’un yükselmeye eğilimli olduğunu ve her projeyi gelir elde etmek için yapmadıklarını açıkladı. 2009′un ikinci çeyreğinde Google toplam kazancının yarısından fazlasını Abd dışındaki ülkelerden sağlıyor. Gelirin %13′lük bölümünü ise İngiltere’den elde ediyor.

16 Ağustos 2009 Pazar

Biz 3G'yi tanımaya çalışırken 4G geldi


Bolca reklamı yapılan 3G bizim için hala yeni; ama ABD bir sonraki aşamaya geçmeye hazırlanıyor...
Türkiye şu anda halen 3G'ye alışma döneminde. Hızlı mobil internet ve sağladığı faydaları tanımaya çalışıyoruz. Fakat bu işe bizden daha önce ilgi göstermeye başlayan ülkeler için 3G şimdiden eski teknoloji olarak anılmaya başladı. ABD'de faaliyet gösteren Verizon bu yıl içerisinde Boston ve Seattle'da ilk gerçek 4G hizmetini kullanıma sokacağını duyurdu bile. Verizon'un açıklamasına göre 4G ile, mobil internet bağlantıları 3G'ye göre 5 ila 10 kat daha hızlı hale gelecek. Bu sayede gerçek anlamda cepten yüksek kaliteli video izleme ve gerçek zamanlı çok oyunculu oyunlar oynamak mümkün olacak.

Verizon 2009 için sadece 2 şehri pilot bölge olarak seçti ve burada başlatılacak olan 4G hizmetinin testleri yapılacak. Fakat Verizon aslında bu testleri kapalı devre olarak çoktan gerçekleştirdi ve görmek istediği sadece kitlesel kullanımda karşılaşılabilecek ufak tefek sorunlar ve bunların en pratik çözüm yolları. Firma 2010 yılında ise aynı hizmeti 30 ülkeye taşımaya ve 100 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor. Yani önümüzdeki yıl 30 farklı ülkede 4G kullanıyor olacak.

Fakat Verizon bu yeni atılımın 3G'yi öldürmeyeceğini, yüksek maliyetler ve alt yapı yatırımları nedeniyle pek çok bölgede daha uzun süre 3G'nin kullanılmaya devam edeceğini ön görüyor.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Amd Sempron 140 işlemcisini tanıttı


AMD'nin yeni Sempron işlemcisi, düşük fiyatının yanında büyük bir süprizle birlikte geliyor.
AMD yeni, çok ucuz bir tek çekirdekli Sempron işlemci tanıttı. İşin güzel yanı: İşlemcinin pasifleştirilmiş ikinci bir çekirdeği var ve bu çekirdek kolaylıkla yeniden etkilenleştirilebiliyor.

AMD Sempron 140 tek bir CPU çekirdeği serbest bırakılmış Sargas çekirdeğini baz alıyor. Fakat buz dağının görünmeyen kısmında kısırlaştırılmış Regor çekirdeği (çift çekirdekli) yer alıyor. Bu çekirdek Athlon II X2 işlemcilerde de kullanılıyor. Vmodtech.com sitesinin üyeleri ikinci çekirdeği de etkinleştirmeyi başardı ve 30 Euro'luk Sempron'dan 2,7 GHz hızında çalışan bir Athlon II X2 elde ettiler. Bunun dışında modelin overclock edilmeye çok elverişli olduğu söyleniyor. 3,7 GHz'e kadar çıkmayı başaranlar var.

Diğer yandan AMD bu çözümden hiç mutlu değil ve bunu durdurmaya çalışıyor; ama bununla birlikte anakart üreticilerinin çoğu bu özellikten feragat etmek istemiyor.

İnternet tarayıcısında dosya paylaşımı


Norveçli üretici opera 'Unite' adındaki yeni tarayıcısı ile Web dünyasında yeni bir çap açıyor.Bu tarayıcı ile yalnızca webde dolaşılmakla kalınmıyor ayrıca pcdeki resim müzik gibi doyalarıda bulmamızı sağlıyor.Şirketin yaptığı açıklamaya göre tarayıcıya yeni işlevlerinde ekleneceği açıklandı.

11 Ağustos 2009 Salı

Avg'den Linux'a anti-malware yazılımı


İnternet yazılım şirketlerinden Avg Technologies, Linux için geliştirdiği ve sürekli güncellediği anti-malware yazılımı görücüğe çıkardı.Avg 8.5 for Linux,server ve ücretsiz workstation ile daha etkin tarama yetenekleri,yeni antivirüs filtrelemesi,geliştirilmiş performans ve Linux kullanıcıları için kolay kullanım sağlıyor.Windows için geliştirilmiş kötü amaçlı yazılımlar Linux'uda etkileye biliyor.

Archos yeni pc tabletini tanıttı


Archos,yeni ürünü olan Archos 9 dokunmatik tabletini tanıttı.1.2 Ghz Intel Atom Z515 işlemci kullanan tablet pc işletim sistemi olarak Windowsun yeni gözdesi Windows 7 kullanıyor.Fiyatı henüz belli olmayan tablet pc yıl sonunda tüketici ile ilk buluşmasını yapacak.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

İnternetin ilk torrent sitesine polis şoku


Henüz torrent adını pek çok kimsenin duymamış olduğu 2003 yılında faaliyete başlayan ve ilk gerçek torrent sitesi olarak kabul edilen FileSoup tarihinin en zor günlerini yaşıyor. The Pirate Bay'den 9 ay daha önce kurulmuş olan FileSoup'un ofisi geçtiğimiz günlerde polis tarafından basıldı. FileSoup'un sahibi ise polis tarafından göz altına alındı. FileSoup bir tracker işletmediği için telif hakları savunucuları tarafından hedef gösterilemiyordu. FileSoup'un TheGeeker olarak anılan sahibinin suçu ise internet üzerinden yasa dışı film indirdiği şüphesi olarak açıklandı.

TheGeeker, polis tarafından telefon hakkı verilmediği için şikayette bulundu. İki polis tarafından saatlerce sorgulandığını söylen TheGeeker sorgulama esnasında kişisel haklarının ihlal edildiğini söyledi. Daha sonra serbest bırakılan TheGeeker'ı bekleyen diğer bir sürpriz ise evine girdiğinde evinin polis tarafından alt üst edilmiş olmasıydı. TheGeeker hakkındaki suçlama henüz düşmedi ama FileSoup sitesi halen açık ve kapatılacağına dair bir bilgi yok.

6 Ağustos 2009 Perşembe

ASUS'tan yeni anakart serisi


Dünyanın lider anakart üreticisi ASUS, performans ve güvenirlikte en iyisini arayan kullanıcılar için Xtreme Design serisini sunuyor. Xtreme Design serisi anakartlar PC içindeki işletim sistemi yönetimiyle olağanüstü genel sistem uyumluluğu ve gelişmiş güvenirlik sağlıyor. ASUS, tüm PC donanım güvenliğini ve performansını mükemmele eriştirdiği bu yeni tasarımı ile sektöre öncülük ediyor.




Daha Uzun Bileşen Ömrü için Xtreme Güvenirlik

ASUS P5E64 WS anakarttaki orijinal bakır soğutma teknolojisinin yeniden geliştirilmesi ile meydana gelen yenilikçi Stack Cool3+ teknolojisi, anakart bileşen ömrünü önemli ölçüde artırıyor. Xtreme Design ve Stack Cool3+ ortaklığı, mükemmel veri transferi için işletim sıcaklığını düşük ve durağan tutmayı başarıyor. Önemli ölçüde ısı dağılımı geliştiren bu yeni seri, kullanıcılarına olağanüstü bir güvenirlik sunuyor. Bu yenilikçi soğutma teknolojisi, ASUS anakartları soğutma teknolojileride lider konuma getiriyor.

Gelişmiş Güç ve İş Üretimi için Xtreme Performans

Gerçek bir performans deneyimi sunan Xtreme Design serisi anakartlar, Xtreme Phase ile istikrarlı ve mükemmeleşmiş bir güç iletimi; Turbo V teknolojisi ile de dinamik işlem artımı sunuyor. Her iki özellik de anakart meraklıları için farklı yükleme koşulları altında en fazla işlem akışını sağlayarak optimum güç-performans sağlıyor.

Xtreme Güvenlik Standartları

Xtreme Design serisi anakartlar, daha güvenli işletim için eşsiz güvenlik standartları sunuyor. Sıkı Elektromanyetik Arayüzü (EMI) testinde %30 düşük dereceli emisyon değeri almıştır. Electrostatic Discharge (ESD) ve I/O Q-Shield desteği ile anakarta herhangibir gelecek zararlı etkilere karşı üstün koruma sağlıyor.

Üstün Performans ile Xtreme Design Serisi Anakartlar

ASUS, Xtreme Design serisi anakartlarını P6TD Deluxe, X58- temelli P6T Deluxe modelleriyle satışa sunuyor. ASUS bu yeniliği sayesinde seçici kullanıcıların beğenisini, üstün yetenekleri ve olağanüstü güvenilirlik-özellikleri ile birleştirerek üstün bilgisayar deneyimi sunuyor.


P6TD Deluxe Özellikleri

Model
P6TD Deluxe

CPU
Intel® Socket 1366 CoreTM i7 Processor Extreme Edition/CoreTM i7 Processor Intel® Dynamic Speed Teknolojisi destekler

Çipset
Intel® X58 / ICH10R

Veriyolu
Up to 6400 MT/s

Bellek
6 x DIMM, Max. 24 GB,

DDR3 2000(O.C.)*/1866(O.C.)*/1800(O.C.)*/1600(O.C.)/1333/1066 Non-ECC,Un-buffered Memory

Genişletme Yuvası
3 x PCIe 2.0 x16 (at x16/x16/x1 or x16/x8/x8 mode)

1 x PCIe x4

2 x PCI

Multi-GPU
Supports NVIDIA® SLITM Teknolojisi

Supports ATI® CrossFireXTM Teknolojisi

Depolama
6 xSATA 3 Gb/s ports

1 xExternal SATA (SATA On-the-Go)

1 xUltraDMA 133/100/66 for up to 2 PATA devices

LAN
Dual Gigabit LAN controllers 2*Marvell88E8056® PCIe Gigabit LAN controller featuring AI NET2

Ses
ADI® AD2000B 8 -Channel High Definition Audio CODEC

Diğer I/O portları
1*PS/2, 1*eSATA, 1*IEEE1394a, 2*LAN, 8*USB, 1*Optical S/PDIF out, 1*Coaxial S/PDIF out

USB / IEEE1394a
14 USB 2.0 ports /VIA® VT6308 controller supports 1 x 1394a ports (one at mid-board; one at back panel)

Özellikleri
StackCool3+, Turbo V, Xtreme Phase, 16+3 Phase Power design, Express Gate SSD, EPU, AI Nap, Wind-Flow Heat-pipe solution, Fan Xpert, Optional Fan for Water-cooling or Passive-Cooling only, Noise Filter, Q-Shield, Q-Connector, O.C. Profile, CrashFree BIOS 3, EZ Flash 2

Form Factor
ATX Form Factor, 12 inch x 9.6 inch ( 30.5 cm x 24.4 cm )

2 Ağustos 2009 Pazar

Intel'in 3.06GHz'de çalışan 32nm Clarkdale işlemcisi test edildi


Lynnfield kod adını taşıyan LGA1156 formundaki yeni nesil Core i5 ve Core i7 işlemcilerini Eylül ayında duyurmaya hazırlanan Intel, 32nm üretim teknolojisiyle hazırlanan işlemcilerini ise önümüzdeki yılın ilk aylarında lanse etmeyi planlıyor. Firmanın masaüstü sistemler için hazırladığı çift çekirdekli ve entegre grafik özellikli 32nm Clarkdale işlemcileri için test sonuçları yavaş yavaş görünmeye başladı. Westmere (32nm Nehalem) mimarisini temel alan yeni işlemci ailesi daha önceki haberlerimizde de belirttiğimiz üzere hem entegre bellek kontrolcüsüne hem de entegre grafik birimiyle geliyorlar..

Lynnfield işlemci ailesiyle benzer şekilde LGA1156 formunda olacak ve modeline göre Turbo Boost (?) ve Hyper Threading teknolojilerine destek verecek olan Clarkdale kod adlı işlemciler pazara yine modeline göre Pentium, Core i3 ve Core i5 serileri altında kullanıma sunulacaklar. Çift çekirdekli Core 2 serisinin yerine konumlandırılması beklenen yeni işlemci ailesinin 3.06GHz'de çalışan mühendislik örneği için ilk test sonuçları yayınlandı. 1333MHz DDR3 desteği sunan çift kanal bellek kontrolcüsüne sahip olan işlemci, 3GHz'de çalıştırılan Core 2 Duo E8400 ile karşılaştırıldı.

Harici ekran akrtı olarak ATi Radeon HD 4870 1GB'ın kullanıldığı karşılaştırma da işlemci dahili bant genişliği, hesaplama hassasiyetli uygulamalar, çoklu ortam & 3D ve oyun testlerine yer veriliyor. Entegre bellek kontrolcüsü ve daha düşük bellek erişim süreleri ile .306GHz'de çalışan 32nm Clarkdale işlemcisi Sandra 2009 bant genişliği testinde, 3GHz'de görev yapan Core 2 Duo E8400'ün önünde yer almayı başarıyor. Cinebench testinde ise tek çekirdek aktif karşılaştırma da Core 2 ve Core i3 işlemcileri arasında ciddi bir fark görülmezken çift çekirdek karşılaştırmasında durum Core i3 lehine değişiyor.

Everest 5 üzerinde gerçekleştirilen CPU Z-lib, FPU Julia (Julia ve Sin-Julia) testlerinde ise yeni nesil Core i3 işlemcisinin ciddi farklara imza attığı görülmekte. Bu noktada Nehalem mimarisiyle gerçekleştirilen yapısal değişikliklerin kazandırdığı kayar nokta hesaplama avantajı ve entegre bellek kontrolcüsü ile elde edilen yüksek bant genişliğinin işlemciye iş yükü bindiren uygulamalarda ciddi avantajlar sağladığı görülmekte. Peki ya oyunlar ? Bilindiği üzere Core i7 işlemcilerinde genel performans ciddi şekilde artmış olsa bile oyunlarda aynı saat hızında Core 2 jenerasyonunun yakın sonuçlara alabildiği gözlenmişti.

Enemy Territory: Quake Wars, Far Cry 2 ve Crysis Warhead ile yapılan testlerde Core 2 Duo E8400 ile 3.06GHz'de çalışan Core i3 işlemcisinin kafa kafaya olduğunu söyleyebiliriz. Mevcut işlemci mimarileri için hazırlanan oyunların yeni nesil işlemcilere adapte olmasıyla birlikte aradaki farkın Core i3 lehine artacağı söylense de şu an için oyunlarda genel performans farkına paralel sonuçların alınamadığını görüyoruz. Bu arada testlerde kullanılan işlemcinin mühendislik örneği olduğunu da bu noktada bir kez daha hatırlatmış olalalım.

Henüz model numarası kesinleşmeyen Core i3 3.06GHz, 73 Watt'lık ısıl güç tasarımı ile gelecek. 32nm üretim teknolojisiyle hazırlanmasına ve çift çekirdekli olmasına rağmen ısıl güç tasarımının yüksek olmasında entegre grafik yongasının etkili olduğunu da bir kez daha hatırlatalım. 143$ seviyesinden satışa sunulacağı belirtilen işlemcinin önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde lanse edilmesi bekleniyor.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Her bilgisayarda güvenle sörf...


Bu yazılımlar USB belleğinizde olduğu sürece, her bilgisayarda hiç korkmadan sörf yapabilirsiniz...
Günümüzde hemen her bilgisayarın artık bir internet bağlantısı var. Ancak internete bağlanan her bilgisayarın internet üzerinde bulunan potansiyel tehditlere açık olduğu da bir gerçek.

Bu nedenle kullanıcıların mutlak suretle sistemlerinde bir güvenlik yazılımı bulundurmaları ve güvenilir olmayan web sitelerinden uzak durmaları gerekiyor.

Ancak bunun dışında kullanıcıların dikkat etmesi gereken bir diğer nokta da, kendi bilgisayarlarını kullanamadığı ve internet kafe veya benzeri yerlerde bulunan bilgisayarları kullanmak zorunda olduğu anlardır. Bu tip durumlarda kullanıcıların kişisel e-posta hesaplarına erişmesi için kullanıcı adı ve şifresini bu bilgisayara girmesi gerekir.

Fakat yeterli güvenlik önlemi alınmayan durumlarda kullanıcıların başka bilgisayarlarda gerçekleştirdikleri aktiviteler, başlarına dert açabilmektedir.

Biz de bu makalemizde, kullanıcıların başka bilgisayarları kullanmak zorunda olduğu durumlarda yanlarında taşıyacakları USB cihazlarında hangi portatif yazılımları kullanmaları gerektiğini masaya yatıracağız.